gafsa

film karakteri gibi yazar derler. medusa, amy winehouse ve edward scissorhands karışımı pörtlek gözlü karakterin başrolde oynadığı bir tim burton filmi buna örnek olarak gösterilebilir. corpse bride ve the nightmare before christmas‘ın gotikliği olmalıdır filmde.
- “victoria olmaktansa, corpse bride olmayı yeğlerim.

peter petrelli gibi önemli bir heroes karakteri olduğunu düşünmekle beraber, dünyayı kurtarırlarken onların yanında olmayı hedeflemektedir. az daha alıştırma yaparsa geçecektir zati duvarların içinden. ya da okuyacaktır insanların düşüncelerini matt parkman gibi.
- “hiro nakamura zamanı durduracak. gelip beni alacak ve dünyayı kurtarmak üzere yola koyulacağız…”

günün 24 saati müzik dinleyebilme potansiyeline sahip olmakla beraber, ölümünün de müzik (morrissey, michael stipe, tori amos, pink, tom waits, thom yorke, freddie mercury, nick cave, eddie vedder, damien rice ya da jon crosby) yüzünden olacağına inanır. en büyük isteklerinden biri yaşlanmadan ölmektir. en büyük fobisi yalnız kalmak ve aynaya baktığında yaşlı bir surat görmektir. “ellerim buruşmadan öleyim” der kısaca.
- “ruh halimin iyi veya kötü olmasının dinlediklerim sayesinde elimde olduğunu bile bile sürekli melankolik takılmak hoşuma gidiyor, evet.

cadı olduğuna inandırmıştır kendini bir türlü. ama sanırım “bewitched” gibi bir cadıdır bu. zararsızdır, kendi halinde yapar büyüsünü, zartını, zurtunu. tütsü, mum gibi nesnelere karşı zaafı vardır. hindistan cevizli tütsünün keskin kokusuna bayılır. elinde olsa mumla gezecektir. pek üzüldüğü noktalardan biri de evde yer kalmadığı için camın önüne dizdiği mumların güneşin sıcaklığına dayanamayıp intihar etmeleridir.
- “vardır sorunları, ama büyü yapmayı gerektirmeyen. tavsiye etmiyorum ayrıca büyü yapmayı.

fotoğraf çekmeye bayılır. bir elinde makinası, kulağında kulaklığı, karşısında filmi ve ayaklarını uzatacak bir kanepe, diğer elinde alkolü, (sigara da demek ister(miy)dim? fakat mazide kaldı sanırım o.) yanında sevdiği olduğu sürece “bana dokunmayan yılan bin yaşasın.” der. eklemek de ister; “sevdiklerime de dokunmasın.”
- “o, hayat işte.”

son olarak; midye tava.

b.b